Lozan'daki boğazlar sorunu ne anlama geliyor?
Lozan Antlaşması'nın Boğazlar rejimi, Türkiye'nin egemenlik mücadelesinde geçici bir düzenleme olarak tarihteki yerini almıştır. Bu dönemde uluslararası denetim ve askeri kısıtlamalarla şekillenen statü, Montrö Sözleşmesi'ne uzanan süreçte Türk diplomasisinin stratejik hamlelerinin temelini oluşturmuştur.
Lozan Antlaşması ve Boğazlar Sorunu: Tarihsel Bir BakışLozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923'te imzalanan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını uluslararası alanda tanıyan bir barış antlaşmasıdır. Bu antlaşmanın önemli maddelerinden biri de "Boğazlar Sorunu" olarak adlandırılan konuydu. Boğazlar Sorunu, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının statüsü, yönetimi ve güvenliği ile ilgiliydi. Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalan bu mesele, Lozan'da çözülmeye çalışılmıştır. Boğazlar Sorunu'nun KökeniBoğazlar, tarih boyunca stratejik ve ekonomik önemi nedeniyle uluslararası çekişmelere konu olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu, boğazları kontrol ederek Karadeniz'e erişimi düzenliyordu. Ancak, 19. yüzyılda imzalanan antlaşmalar (örneğin, 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi) ile boğazlar uluslararası bir statü kazandı ve Osmanlı'nın egemenliği sınırlandırıldı. I. Dünya Savaşı sonrasında imzalanan Sevr Antlaşması, boğazları tamamen uluslararası bir komisyona bırakarak Türk kontrolünü zayıflatmıştı. Türk Kurtuluş Savaşı'nın ardından Lozan'da bu durum yeniden ele alındı. Lozan Antlaşması'nda Boğazların DüzenlenmesiLozan Antlaşması'nın Boğazlarla ilgili hükümleri, özel bir "Boğazlar Sözleşmesi" ile belirlendi. Bu sözleşmeye göre:
Bu düzenlemeler, Türkiye'nin boğazlar üzerindeki egemenliğini kısıtlayıcı nitelikteydi ve uluslararası denetimi ön planda tutuyordu. Türk heyeti, özellikle Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde, bu durumu geçici bir çözüm olarak kabul etti, çünkü o dönemde Türkiye'nin uluslararası konumu henüz tam olarak güçlenmemişti. Boğazlar Sorunu'nun Anlamı ve SonuçlarıBoğazlar Sorunu, Lozan'da çözülmüş gibi görünse de aslında Türkiye için tam bir başarı değildi. Bu sorunun anlamı şu şekilde özetlenebilir:
Nitekim, 1936 yılında Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı ve Lozan'daki boğazlar rejimi sona erdi. Montrö Sözleşmesi ile Türkiye, boğazlar üzerinde tam kontrolü geri kazandı, uluslararası komisyon kaldırıldı ve askeri kısıtlamalar hafifletildi. Bu, Türk dış politikasında önemli bir diplomatik zafer olarak kabul edilir. SonuçLozan'daki boğazlar sorunu, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinde karşılaştığı zorlukları yansıtan bir örnektir. Başlangıçta kısıtlayıcı olsa da, bu düzenleme sayesinde Türkiye, uluslararası arenada tanınmış ve zamanla güçlenerek Montrö Sözleşmesi ile tam egemenliğini tesis etmiştir. Boğazlar sorunu, tarihsel süreçte Türkiye'nin diplomasi ve milli çıkarlarını koruma becerisinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. |


.webp)
.webp)



.webp)

















.webp)


