Boğazlar sorunu hangi ülkeyle yaşandı?
İstanbul ve Çanakkale Boğazları'nın hukuki statüsü, 20. yüzyılda Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında stratejik bir mücadele alanı oluşturdu. Montrö Sözleşmesi'yle şekillenen bu süreç, hem bölgesel dengeleri hem de uluslararası diplomasiyi derinden etkileyen bir dönemi anlatıyor.
Boğazlar Sorunu Hakkında Genel BilgiBoğazlar Sorunu, Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında özellikle 20. yüzyılın başlarında ve ortalarında yaşanan bir dizi anlaşmazlık ve diplomatik gerilimi ifade eder. Bu sorun, İstanbul ve Çanakkale Boğazları'nın hukuki statüsü, kontrolü ve uluslararası geçiş kuralları üzerine odaklanmıştır. Boğazlar, tarihsel olarak stratejik öneme sahip olup, Karadeniz'e erişimi kontrol ettiği için hem Türkiye hem de Sovyetler Birliği için hayati bir konuydu. Sorun, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin 1936'da imzalanmasıyla büyük ölçüde çözülmüştür, ancak Soğuk Savaş döneminde zaman zaman gerilimler yeniden ortaya çıkmıştır. Boğazlar Sorunu'nun Tarihsel Arka PlanıBoğazlar Sorunu, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine kadar uzanır. 19. yüzyılda, Boğazlar'ın statüsü uluslararası anlaşmalarla düzenlenmişti, ancak I. Dünya Savaşı sonrasında Lozan Antlaşması (1923) ile yeni bir düzenleme getirildi. Bu antlaşma, Boğazlar'ın silahsızlandırılmasını ve uluslararası bir komisyon tarafından kontrol edilmesini öngörüyordu. Ancak, Türkiye bu durumu egemenliğine bir tehdit olarak gördü ve 1930'larda revizyon talep etti. Sovyetler Birliği ise Boğazlar'ın kapalı tutulmasını savunarak, kendi güvenlik çıkarlarını korumaya çalıştı. Bu dönemde, Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında çıkar çatışmaları belirginleşti. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Çözüm Süreci1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Boğazlar Sorunu'na kalıcı bir çözüm getirdi. Bu sözleşme, Türkiye'ye Boğazlar üzerinde tam kontrol hakkı verdi ve silahsızlandırma şartını kaldırdı. Ayrıca, barış zamanında ticaret gemilerine serbest geçiş hakkı tanırken, savaş zamanında Türkiye'nin Boğazlar'ı kapatma yetkisini düzenledi. Sovyetler Birliği, bu sözleşmeyi başlangıçta olumlu karşıladı çünkü kendi güvenlik endişelerini kısmen karşılıyordu. Ancak, II. Dünya Savaşı sonrasında Soğuk Savaş'ın başlamasıyla, Sovyetler Birliği Boğazlar'ın statüsünü yeniden sorguladı ve 1945-1947 döneminde Türkiye'ye baskı yaparak revizyon talep etti. Bu, iki ülke arasında yeni bir gerilim dönemine yol açtı, ancak Türkiye'nin NATO'ya katılmasıyla sorun yatıştı. Boğazlar Sorunu'nun Önemli Noktaları
Özetle, Boğazlar Sorunu başlıca Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında yaşanmış olup, tarihsel süreçte diplomatik müzakereler ve anlaşmalarla şekillenmiştir. Bu sorun, Türk dış politikasının önemli bir parçası olarak kalmış ve bölgesel güvenlik dinamiklerini etkilemiştir. |


.webp)
.webp)



.webp)

















.webp)


