Boğazlar meselesi hangi antlaşma ile ilk kez gündeme geldi?
Boğazların hukuki statüsü ve uluslararası geçiş rejimi, Osmanlı İmparatorluğu döneminden başlayarak küresel diplomasinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Bu mesele, tarihte ilk kez 1774'te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması'yla resmi bir belgede yer alarak uluslararası hukuk gündemine girmiş ve sonraki yüzyıllarda şekillenen boğazlar rejiminin temelini oluşturmuştur.
Boğazlar Meselesinin Tarihsel BağlamıBoğazlar meselesi, özellikle İstanbul ve Çanakkale boğazlarının hukuki statüsü ve uluslararası geçiş kuralları, Osmanlı İmparatorluğu döneminden itibaren önemli bir uluslararası politika konusu olmuştur. Bu mesele, ilk kez resmi olarak bir antlaşmada ele alınmış ve böylece küresel diplomasinin gündemine girmiştir. İlk Kez Gündeme Geldiği Antlaşma: Küçük Kaynarca Antlaşması (1774)Boğazlar meselesi, tarihte ilk defa 21 Temmuz 1774 tarihinde imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile uluslararası bir antlaşmada yer almıştır. Bu antlaşma, Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya Çarlığı arasında, 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nı sona erdirmek amacıyla imzalanmıştır. Antlaşmanın önemli maddelerinden biri, boğazlarla ilgili düzenlemeleri içermektedir. Özellikle, Rus ticaret gemilerine boğazlardan serbest geçiş hakkı tanınması, bu konunun ilk kez resmi bir belgede ele alınmasını sağlamıştır. Bu, boğazların uluslararası hukuk açısından tartışılmasının başlangıcı olarak kabul edilir. Küçük Kaynarca Antlaşması'nın Boğazlarla İlgili Maddeleri ve EtkileriKüçük Kaynarca Antlaşması, boğazlar meselesini gündeme getirerek şu temel etkileri yaratmıştır:
Bu antlaşma, boğazlar meselesinin sadece Osmanlı-Rus ilişkilerinde değil, Avrupa devletlerinin genel politikasında da önemli bir yer edinmesine neden olmuştur. Örneğin, 19. yüzyılda imzalanan Hünkâr İskelesi Antlaşması (1833) ve Londra Boğazlar Sözleşmesi (1841) gibi antlaşmalar, bu temel üzerine inşa edilmiştir. SonuçKüçük Kaynarca Antlaşması, boğazlar meselesinin ilk kez uluslararası bir antlaşmada gündeme gelmesi açısından tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu antlaşma, Osmanlı İmparatorluğu'nun boğazlar üzerindeki egemenliğini sınırlandırmış ve konunun daha sonraki yıllarda Lozan Antlaşması (1923) ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) gibi antlaşmalarla yeniden şekillenmesine zemin hazırlamıştır. Boğazlar, günümüzde de uluslararası hukuk çerçevesinde önemini koruyan stratejik bir su yolu olarak varlığını sürdürmektedir. |


.webp)
.webp)



.webp)

















.webp)


